Antalya Haber

"Barınakta kapasite arttırımı projesi hayata geçse bugünkü kriz yaşanmazdı"

Antalya Konyaaltı Balıkçı Barınağı’nda 7 metrenin altındaki teknelere tahliye baskısı devam ediyor. Oysa 2020 yılında kırmızı mendirekte 100 teknelik yeni iskele yapımını öngören proje hayata geçirilseydi, hem mevcut tekneler yerinden edilmez hem de yeni teknelere alan açılırdı. Küçük tekne sahipleri, boşaltma kararının arkasında başka planlar olduğunu öne sürerken, gözler kayyum yönetimine çevrildi.

20 Kasım'da kayyum yönetimine geçen Antalya Konyaaltı’ndaki Balıkçı Barınağı’nda, 7 metreden kısa teknelerin karaya çekilmesi için sahiplerine 1 Temmuz’a kadar süre verilmişti. Dün yayımlanan duyuruda, teknelerini hâlâ çekmeyen sahipler hakkında 618 sayılı Limanlar Kanunu’na dayanılarak idari para cezası, limandan men ve teknenin çekilmesi gibi yaptırımlar uygulanacağı belirtildi.

Haziran'da tekne boyutu verilerek uyarı yapılmıştı

Ancak duyuruda, hangi teknelerin karaya çekileceğine dair boyut bilgisinin yer almaması dikkat çekti. Oysa Haziran ayının ilk haftasında tekne sahiplerine gönderilen bilgilendirme mesajında bu açıkça ifade edilmişti:

“Balıkçı barınağımızdaki tekne bağlama alanlarının daha verimli kullanılabilmesi amacıyla, 7 metrenin altındaki teknelerin römork yardımıyla karaya çıkarılması planlanmaktadır. Haziran 2025 sonunda sözleşmesi bitecek olan bu teknelerin karaya alınması gerekmektedir. Aksi halde 1 Temmuz 2025 itibarıyla deniz bağlama sözleşmesi yenilenemeyecektir.”

Barınmak isteyen balıkçı teknesi yok

Duyuruyla, tahliye edilmesi istenen 1 numaralı iskelede herhangi bir balıkçı teknesi bulunmuyor, ayrıca barınakta barınma talebi olup da yer bulamayan bir balıkçı teknesi ya da filo başvurusu talebi hakkında da bir bilgi yok. Bu durum, küçük tekne sahiplerine yönelik, 'kapasite yetersiz', 'balıkçı teknelerine yer kalmıyor' gibi argümanları da geçersiz kılıyor.

Uzun zamandır barınaktalar

Barınakta bulunan ve tahliye edilmek istenen teknelerin uzun yıllardır sözleşmeli şekilde burada barındığı, son dönemde gelmedikleri biliniyor. Tekne sahipleri, deniz bağlama ücretlerini düzenli olarak kayyum yönetiminin hesabına yatırmaya devam ediyor. Ancak yönetim, 1 Temmuz’dan sonra yapılan ödemeleri iade ederek, oluşabilecek yasal sorumlulukları önlemeye çalışıyor.

Yasa ne diyor?

Yasalara göre balıkçı barınağından balıkçılık belgesi olmayan teknelerin çıkarılabilmesi için:

Barınağa çok sayıda balıkçı teknesinin giriş talebinde bulunması ya da tekne sahibinin ahlaka aykırı davranışlarda bulunması gerekiyor.

Bu iki durumun da mevcut olmadığı barınakta, tahliye kararının hukuki temeli tartışılıyor.

Yerlerine kim gelecek?

Sözleşmesi sona eren 7 metreden küçük tekne sahipleri, tahliye kararını kuşkuyla karşılıyor. Barınakta şu anda 266 kara, 300 deniz olmak üzere toplam 566 tekne kapasitesi bulunuyor. Sahipler, teknelerinin çıkarılmasının ardından bu boşluğun motor yatlara açılmasından endişe ediyor. Bu durumda uzun süredir barınakta olan teknelerin haksızlığa uğrayacağını savunuyorlar.

Konuya dair şüphelerin temelinde ise ekonomik bir fark yatıyor: Barınakta ödenen bağlama ücretleri, marina ücretlerinin neredeyse onda biri kadar. Antalya’daki x marinadaki ortalama bir motor yatın yıllık bağlama ücreti 600 bin ila 1 milyon TL arası değişirken, balıkçı barınağında aynı motor yatın yıllık bağlaması maksimum 150 bin TL’ye mal oluyor.

Yeni tekneler nasıl alındı?

İddialara göre, kayyum yönetimi göreve geldikten sonra özellikle marinadan bazı tekneler barınağa kabul edildi. Barınakta kalan tekne sahipleri, “Eğer kapasite yetersizse yeni tekneler nasıl alınıyor?” sorusunu gündeme getiriyor. Konuyla ilgili daha önce kayyum yönetimine sorular yöneltilmiş; kaç teknenin ayrıldığı, kaçının kabul edildiği sorulmuş ancak bir yanıt alınamamıştı.

Teknelerini iskeleden çekmeleri istenen tekne sahiplerinden görüştüklerimiz, eğer barınakta kapasite yetersiz ise çözümün ya kapasite artırımına gitmek ya da eskilerin değil, yeni kiracıların öncelikli olarak barınaktan çıkarılmasında olduğu görüşünde birleşiyor.

Kapasite artırılabilir miydi?

Konuya ilişkin görüş belirten, kayyum öncesinde Antalya Yeni Liman Balıkçı Kooperatifi Başkanı olan Cemal Talas, 2020 yılında barınakta hayata geçirilmesi planlanan bir projeyi hatırlattı.

Bu projeye göre, barınaktaki kırmızı anakol mendireğe 100 teknelik bir iskele yapılması planlanmış, böylece barınak kapasitesi artırılabilecekti. Ancak müteahhit firma, enflasyon nedeniyle maliyet artışlarını gerekçe göstererek projeden çekilmişti.

Talas’a göre proje hâlâ 3–4 ayda tamamlanabilir. Böylece hem yeni tekneler için yer açılır, hem de uzun süredir barınakta bulunan 7 metre altındaki tekneler denizden uzaklaştırılmak zorunda kalmaz. Talas, “Biz bu projenin hayata geçirilmesi için tüm yetkili makam ve mercilere defalarca yazılı ve sözlü başvuruda bulunduk. Ancak bir yanıt alamadık. Yıllardır burada barınan deniz sevdalıları yarı yolda bırakılmamalı; ve geçtiğimiz yıllarda da milyonca amatör denizcilik belgesi alan vatandaş denizle buluşturulabilmeli, yani araba verilip yol yok denmemeli” ifadelerini kullandı.

Büyük ticari parti tekneleri neden işlem görmüyor?

Barınakta biri yaklaşık 50 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde, diğeri ise 40 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olan iki büyük tekne dikkat çekiyor: Limitless ve Cosmos Moonlight. Cosmos Moonlight, Antalya’nın tanınmış iş insanlarından Süleyman Kilit’e ait. Bu iki tekne dönüşümlü olarak aynı alanı kullanıyor ve ticari faaliyetler yürütüyor; teknede düzenlenen partiler için bilet satışları yapılıyor.

Bu tekneler, marinada 9 metrelik bir motor yatın ödeyeceği ücretin çok altında bir bedelle barınakta ticari faaliyet gösteriyor. Kayyum yönetiminden önce bu teknelerden Cosmos Moonlight, Balıkçı Barınağı'nın işletmecisi Yeni Liman Balıkçı Kooperatifi'ne bağışta da bulunuyordu; ancak kayyum yönetimi bağış almayı durdurdu.

Tekne sahipleri, ticari gelir sağlayan bu büyük teknelere dokunulmazken, 7 metre altındaki küçük teknelerin çıkarılmasını "çifte standart" ve "ayrımcılık" olarak yorumluyor.

Barınakta son hukuki durum

Yeni Liman Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Cemal Talas ile yönetim kurulu üyeleri H.A. ve K.Ç.D., 2022 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı denetiminde tespit edilen eksiklikler nedeniyle yargılanmıştı. Kooperatif yönetimi eksikliklerin büyük kısmını gidermiş; ancak dört maddenin çeşitli yasal nedenlerle tamamlanamaması üzerine suç duyurusunda bulunulmuştu.

Antalya 30. Asliye Ceza Mahkemesi, 22 Mayıs 2025 tarihli duruşmada “suçun yasal unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle tüm sanıkların beraatine karar verdi.

Kooperatif yönetimi şimdi, kayyumun genel kurula giderek yönetimi devretmesini bekliyor.