Kılıç, Meclis Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesinde, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin öncülüğünde Uluslararası Adalet Divanı nezdinde açılan soykırım davası sonrası Lahey merkezli yeni bir yaptırım inisiyatifinin oluştuğunu hatırlattı. Aralarında İspanya, Çin, Katar, Brezilya, Güney Afrika, Kolombiya ve Portekiz’in de yer aldığı ülkelerin İsrail’e yönelik 6 maddelik bir yaptırım paketine imza attığını belirten Kılıç, Türkiye’nin konferansa katılmasına rağmen bu pakete destek vermediğine dikkat çekti.
“Söylemle fiili durum arasında çelişki var”
Türkiye’nin Filistin halkına en güçlü desteği verdiğini iddia eden iktidarın açıklamaları ile uluslararası platformlardaki eylemleri arasında ciddi bir tutarsızlık olduğunu vurgulayan Kılıç, kamuoyunun bu çelişkiyi sorguladığını ifade etti.
Milletvekili Kılıç, Bakan Fidan’a şu soruları yöneltti:
-
Türkiye, İsrail’e yönelik silah ambargosunu da içeren 6 maddelik yaptırım paketine neden imza atmadı?
-
Konferansa katılan heyete bu yaptırımlara imza atılmaması yönünde siyasi ya da diplomatik bir talimat verildi mi?
-
Türkiye’nin Filistin politikasının uluslararası platformlardaki karşılığı nedir? Bu destek sadece beyan düzeyinde mi kalmaktadır?
-
“Şahsiyetli dış politika” ilkesi doğrultusunda İsrail’e yönelik hangi somut yaptırımlar uygulanmıştır?
-
Son bir yıl içinde İsrail’le sürdürülen ekonomik, askeri ve diplomatik ilişkilerde herhangi bir kısıtlama ya da sınırlama yapıldı mı?
-
Türkiye’nin Lahey Grubu kararlarına destek vermemesi, dış ticaret, enerji ilişkileri ya da ABD ile diplomatik dengelerle mi ilgilidir?
-
Türkiye, ilerleyen süreçte söz konusu yaptırım paketine katılmayı ya da destek vermeyi planlamakta mıdır?