17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen Türkiye’nin deprem riskine ilişkin temel sorunun değişmediğini belirten İnşaat Mühendisleri Odası, yapı stokunun durumuna dikkat çekti. Odanın açıklamasında, Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi.

İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Soner Akdoğan ise deprem yönetmeliği ve yapı denetimi konusunda mevzuat açısından önemli adımlar atıldığını, ancak düzenlemelerin sahada yeterince karşılık bulmadığını söyledi. Akdoğan, 1999 depreminden sonra yönetmeliklerde birçok kez revizyon yapıldığını, yapı denetimine ilişkin de düzenlemeler gerçekleştirildiğini belirtti.

YAPI ENVANTERİ KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YOL HARİTASINI BELİRLEYECEK
Antalya açısından en önemli konulardan birinin yapı stokunun belirlenmesi olduğunu dile getiren Akdoğan, kentin afet risklerinin ortaya konulması ve buna göre önceliklendirme yapılması gerektiğini söyledi.

Akdoğan’a göre yapı envanteri, yalnızca mevcut durumun tespiti açısından değil, kentsel dönüşümde önceliğin belirlenmesi açısından da kritik önem taşıyor. Riskli yapı stokunun belirlenmesiyle birlikte hangi binalardan başlanması gerektiğinin ortaya çıkacağını söyleyen Akdoğan, deprem sırasında göçme ihtimali bulunan yapıların önceden tespit edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Yap2

MURATPAŞA’DA YAPI STOKU DİKKAT ÇEKİYOR
Akdoğan, Antalya’nın merkez ilçelerinden Muratpaşa’nın yapı yaşı ve yapı stoku açısından riskli bölgelerden biri olduğuna dikkat çekti. Muratpaşa’da yaklaşık 36-37 bin bina bulunduğunu belirten Akdoğan, bu yapıların yarısının, hatta yarısından fazlasının 2000 yılından önce inşa edildiğini söyledi.

Akdoğan, söz konusu yapıların büyük bölümünün günümüzde geçerli deprem yönetmeliği standartlarını karşılamadığını ifade etti. Muratpaşa’daki yapıların yaşının yüksek olmasının risk açısından önemli bir unsur olduğunu belirten Akdoğan, ilçede yapıların düzenli bakım ve kontrolünün yapılması konusunda da toplumda yeterli bir kültür oluşmadığını dile getirdi.

Akdoğan, “Muratpaşa Belediyesi bizim en riskli belediyelerimizden bir tanesi” diyerek ilçedeki eski yapı stokuna işaret etti. Yapıların yalnızca inşa edildiği dönemin şartlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akdoğan, yapıların kullanım sürecinde de kontrol ve bakımlarının yapılmasının önem taşıdığını söyledi.

Alanya’da dehşet: Eşini ve kayınvalidesini bıçakladı
Alanya’da dehşet: Eşini ve kayınvalidesini bıçakladı
İçeriği Görüntüle

“TESPİT ETTİĞİNİZ ZAMAN AKSİYON ALMAK ZORUNDASINIZ”
Akdoğan, yapı envanteri çalışmalarının tamamlanmasının ardından asıl sorumluluğun başlayacağını belirtti. Riskli yapıların tespit edilmesinin, beraberinde kentsel dönüşüm veya güçlendirme konusunda karar alma zorunluluğu getireceğini söyledi.

Deprem riskinin bilindiğini ancak hangi yapıların öncelikli olarak müdahale edilmesi gerektiğinin belirlenmesinde sorun yaşandığını ifade eden Akdoğan, yapı envanterinin siyasi ve idari açıdan da ciddi bir sorumluluk gerektirdiğini belirtti. Ona göre riskli yapıları tespit etmek kadar, tespit edilen yapılara yönelik gerekli adımları atmak da önem taşıyor.

Türkiye’de kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi şeklinde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Akdoğan, önceliğin deprem sırasında ağır hasar veya göçme riski bulunan yapıların belirlenmesine verilmesi gerektiğini ifade etti.

“GÜÇLENDİRME KONUSUNDA DA MEVZUAT EKSİKLİĞİ VAR”
Akdoğan, kentsel dönüşümün yanı sıra mevcut yapıların güçlendirilmesi konusuna da dikkat çekti. Türkiye’de yapı güçlendirmeye ilişkin ayrı ve kapsamlı bir mevzuat bulunmadığını belirten Akdoğan, bu alanın ciddi bir karmaşa içerdiğini söyledi.

Muratpaşa’daki eski yapı stokunun tamamının yıkılıp yeniden yapılmasının gerçekçi olup olmadığı sorusunun da tartışılması gerektiğini belirten Akdoğan, toplumda güçlendirme seçeneğinin çok kabul görmediğini belirtti.

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yılında ortaya konulan tablo, deprem riskinin yalnızca yeni yönetmelikler ve yeni yapılar üzerinden değerlendirilemeyeceğini bir kez daha gösterdi. Antalya’da özellikle yapı yaşı yüksek ilçelerde mevcut yapı stokunun belirlenmesi, riskli yapıların önceliklendirilmesi ve güçlendirme ya da dönüşüm seçeneklerinin ortaya konulması, deprem hazırlığının en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Muhabir: Özlem Soydan