Türkiye’de tarımsal üretim yalnızca gıda güvenliği açısından değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin dengesi bakımından da kritik öneme sahip. Ancak çiftçilerin üretim yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu finansman yükü, giderek daha ağır bir hale geliyor.
Haziran 2025 itibarıyla çiftçilerin bankalara, finans kurumlarına ve piyasaya olan toplam borç yükü 1 trilyon 391 milyar TL’ye çıktı.
-
Bankalara olan nakdi borçlar: 1 trilyon 185 milyar TL
-
Bankalara olan gayri nakdi borçlar: 50,2 milyar TL
-
Toplam banka borcu: 1 trilyon 135 milyar TL
-
Takipteki borçlar: 7,7 milyar TL
-
Finans kurumlarına olan borçlar: yaklaşık 75 milyar TL
-
Piyasaya olan (bayi, ayni borçlar vb.): yaklaşık 182 milyar TL
Böylece tarımsal borç toplamı 1,39 trilyon TL seviyesine ulaştı.
Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 930 milyar TL seviyesindeydi. Yani tarımsal borç yükü yıllık bazda %49,6 arttı.
Takipteki Borçlarda Çarpıcı Yükseliş
Çiftçinin borç ödeme gücündeki zorluk en net şekilde takipteki borçlarda görülüyor. 2024 Haziran’ında 2,6 milyar TL olan takipteki borçlar, bir yıl içinde 7,7 milyar TL’ye çıktı. Böylece takipteki borçlar %192 artarak neredeyse üç katına ulaştı.
Kredi Yapısı Üretime Dönmüyor
Tarımdan Haber yazarı Ergin Kahveci’nin analizine göre, kısa vadeli işletme kredilerinin payı azalırken uzun vadeli yatırım kredilerinde artış gözleniyor. Ancak bu artış, beklenildiği gibi sabit sermaye oluşumuna veya net sermaye birikimine dönüşmüyor. Yani borçlanma, verimlilik artışına veya kalıcı değer yaratımına katkı sağlamıyor.
TÜİK Verilerindeki Eksiklik
Kahveci’nin değerlendirmesine göre, borçluluğun sağlıklı biçimde analiz edilebilmesi için Tarımsal Üretim Değeri (TÜD) verisine ihtiyaç var. Ancak TÜİK, 2021’den bu yana TÜD verilerini açıklamıyor. Mevcut Tarımsal Katma Değer veya Tarımsal GSYİH verileri ise tek başına yeterli görülmüyor.
Veri eksikliği nedeniyle çiftçi finansmanına ilişkin analizler eksik kalıyor ve üreticinin geleceğini görmesi zorlaşıyor.
Kritik Sorular
Son bir yılda toplam borçların %50 artması ve takipteki borçların üç katına çıkması, çiftçiler için alarm niteliğinde. Çiftçiler şu sorulara yanıt arıyor:
-
Borçların sürdürülebilir yönetimi nasıl sağlanacak?
-
Takipteki borçlardaki hızlı artışın temel nedeni ne?
-
Çiftçi finansal danışmanlığı kimden alacak?
Sonuç
Borçlanmak tarımın doğasında var; ancak doğru yönetilmediğinde çiftçiyi üretimden koparacak bir yük haline gelebiliyor. Ergin Kahveci’ye göre, borcun varlığından çok nasıl yönetileceği belirleyici. Çiftçinin finansmana erişirken, üretim değerine dayalı şeffaf verilerle desteklenmesi gerekiyor.





