Berdan Ber tarafından yapılan açıklamada şöyle dendi:
“Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre; dünyada 56,3 milyon hektar alanda 747,8 milyon ton yaş meyve üretimi, 58 milyon hektar alanda 1,1 milyar ton yaş sebze üretimi, 10,2 hektar alanda ise 162 milyon ton narenciye olmak üzere toplamda 124,5 milyon hektar alanda toplamda yaklaşık 2 milyar ton yaş meyve sebze üretimi yapılmıştır.
2021 yılı itibarıyla Çin 900 milyon tonluk üretimi ile dünyada en fazla yaş meyve ve sebze üreten ülke konumundadır. Çin dünya yaş meyve ve sebze üretiminden %41 oranında pay almaktadır. Bu ülkeyi sırasıyla Hindistan yaklaşık (250 milyon ton), Türkiye (59 milyon ton), ABD (52 milyon ton) ve Brezilya (49 milyon ton) izlemektedir. (Veriler %3 yanılma payı ile hazırlanmıştır )
Türkiye 59 milyon tonluk üretimi ile dünya sıralamasında üçünde sırada yer aldığı ve dünya sıralamasında üst sıralara yükseldiği gözlemlenmektedir.
Türkiye üretim oranı ile dünya yaş meyve ve sebze üretiminden %2,5-3 oranında pay almaktadır.
Yaş sebze meyve ihracatı aslında üretimin sadece %9 a yakın bir kısmını kapsarken, tüm sektörü domine etmekte, gelişimini ve gıda güvenliğindeki başarısının yükselmesinin kuşkusuz teminatıdır. Milyonlarca insanın istihdam edildiği sektörün, yan sanayisinden lojistiğine, gümrük birimlerinden finans alanlarına, tohumdan fideye, üretimden seracılığa, ihracattan tarım turizmine birçok alana dokunduğu aşikârdır. Her geçen yıl daha profesyonel bir süreçte ilerlemekte ve yükselen değerlerle ülkemize katma değerler sağlamaktadır.
"Yapısal sorunlar yaşanıyor"
Ülkemizde üretim anlamında ciddi yapısal sorunlar olmakla birlikte; modernleşme, yenilenme, üretimin dünya normlarında geliştirilmesi hiçte zor değildir.
Verilerde de görüldüğü üzere yaş sebze meyve ihracatı oransal olarak büyük bir yer kaplamamakla beraber dünya ihtiyaçlarının da küçük bir kısmını karşılamaktadır. Basit bir simülasyon ile tamamı ülkeye döviz olarak dönen mevcut durumda yaklaşık (3 milyar USD civarı ) olan ihracatımızın sekiz veya on kat artması halinde 5 yıl içinde ihracatımızı 25-30 milyar USD seviyelerine taşımak mümkündür.
Bunun için ise tarımsal ekonomik reformlar yapmak gerekmektedir. Bu bağlamda her yıl %2-3 büyüyen üretim alt yapısını geliştirerek üretim miktarını ve buna paralel ihracatı artırmak mümkündür. Bu durumda iç piyasa daralması olmayacak ve iç tüketimdeki fiyatlarda da istikrarlı bir korunma ile devam edebilecektir.
Kaynağını ise üreterek, satış yaparak, istihdam sağlayarak ve vergi ödeyerek en başarılı şekilde geri döndürebilecek olan, hızlı şekilde hayata geçebilecek yatırımlarla sağlamak mümkündür. Devletimizin sadece kapsamlı bir üretim planlama, reform nitelikli teşvik paketi oluşturarak, planlı, kontrollü bir üretim ve satış sisteminin alt yapısını tüm STK paydaşları ile oluşturması yeterlidir.
· Tarım organize sanayi bölgeleri
· Sebze ve nitelikli meyve yetiştiriciliği için sera yapımlarına yönelik arazi tahsisleri ve teşvikleri (belli oranlarda bulunmaktadır, geliştirilmesi ve artması )
· Seralarda yenilenebilir enerji desteğinin geliştirilmesi ve basitleştirilmesi
· İyi tarım uygulamaları, sertifikalar, biyolojik üretimde tam devlet destekli programlar
· Tarım hasat ve işlenme sürecindeki istihdama yönelik çözümcül paketler
· Modern tesislerin oluşumunda destek paketlerini geliştirmek
· Tohum, fide, sera ekipmanları, lojistik vb konularda ihraca yönelik planlı ve kademeli desteklerin oluşturulması
· Profesyonel üretim planlama için nesnelerin interneti ile entegre tarımsal planlamanın bakanlık bünyesinde gerçekleşmesi. Üreticilerin bakanlık kontrolünde yönlendirmesi ile yatırım ve üretim yapması
· İsraf programlarının geliştirilmesi ve sanayilik üretim ile değerlendirme yapısının oluşturulması
· Güvenli ürün yetiştirilerek dünya tanıtım gruplarının oluşturulması ve desteklenmesi
· Atıl arazilerin asgari ücret teşviki ile devlet kontrolündeki kooperatiflerle üretime kazandırılması, hiç kuşkusuz kooperatifler üretimin paydaşlarının güvencesi olacak, gerektiğinde yerel yönetimlerinde paydaş olabileceği büyük projelerin önünü açabilecektir.
· Yaş sebze meyve sektörünün, raf ömrü uzun, uzun mesafelere dayanabilecek, ihracata yönelik ürünler gibi, iç piyasa pazarlarına ve endüstriyel alanlara sunulacak sınıflandırılmış ürün modellerine ihtiyacı çok elzemdir
· İhracatçılar Birliği, Ticaret Borsaları, Ticaret Odaları, Ziraat Odaları ile üst kurullarda bu süreçlerin yönetilmesi
· İyi tarım uygulamalarına yönelik eğitim kadrolarının oluşturulması
· Bakanlığın üretime yönelik ustalık belgesi vererek nitelikli ürün yetiştiriciliğini üretici kayıt defterleri ile çiftçi kayıt sistemine entegre ederek uygulatması"





